Hayatın bu kadar içinden başka bir konu bulunamazdı herhalde. Diziler. Pekçoğumuzun takip ettiği en az 1 dizi vardır. hatta bazılarımız müptelası olmuştur bütün dizilerin." bugün günlerden perşembe mi ? Kurtlar vadisi günü!!!" " Akşam size falan gelemem aliyeyi izliycem" " abi gel birlikte avrupa yakasını izleriz" cümleleri hepimizin duyduğu, tanık olduğu cümlelerdir Peki neden? Neden bu kadar çok dizi izliyoruz? Neden bu kadar çok dizi yapılıyor?
Öncelikle dizilerde kendimizi buluyoruz galiba ya da başkalarının hayatlarını. İlginç geliyor başka hayatları izlemek. Tıpkı komşunun kapısını dinlemek , dedikodu yapmak ya da BBG izlemek gibi. İnsanoğluyuz , meraklıyız.. Bir egeli olarak sıla dizisi bana çok ilginç gelmişti örneğin. Töreleri, doğu yaşamını bir kitaptan öğrenmek ya da bir belgeselden izlemekten çok daha eğlenceli gelmişti bana.
Bazen de ulaşamadığımız hayallerimiz için izleriz. Ünlü aşk dizilerinde erkeğin ne kadar romantik olduğundan bahsederiz kadının ise ne kadar fedakar olduğundan . Bir annenin şevkatinde buluruz çocukluğumuzu ya da ailenin üstüne kol kanat germiş bir babada.
Bazen de ağlamak için izleriz dizileri. hüzünlenmek için.. (yaprak dökümünün bu denli reyting almasını buna bağlıyorum) . Başkalarının acı çekmesi asla itiraf edemesek te hoşumuza gider. aaa bak ne hayatlar var der kendi hayatımıza şükrederiz...
Bazen ise gülmek için izleriz. Gerçek hayatta pek rastlamadığımız abartı karakterlerin abartı yaşamları çok güldürür bizi. Örneğin ben avrupa yakasını bu yüzden izliyorum. Gülse Birsel'in sınır tanımayan yaratıcılığı ve oyuncuların harika performansı ile birlikte çarşamba günüm resmen karnavala dönüyor.
Peki dizilerin bu kadar çok izlenmesinin sırrı ne? Güzel ve kaliteli diziler yapılıyor ve biz bu yüzden mi bu kadar çok izliyoruz yoksa zaten her gün dizi izleyen hazır bir kesim var ve bunların üstüne mi dizi kuruyoruz. Düşünsenize zaten toplumun büyük bir kısmı her gece dizi izliyor. Bu artık bir ihtiyaç haline gelmiş. Diğer dizilerin arasından birazcık sıyrılabilirseniz buyrun Türkiyenin gündemine oturdunuz bile. Bu kadar kolay!!!...
Peki dizilerin bu kadar çok izlenmesinin sırrı ne? Güzel ve kaliteli diziler yapılıyor ve biz bu yüzden mi bu kadar çok izliyoruz yoksa zaten her gün dizi izleyen hazır bir kesim var ve bunların üstüne mi dizi kuruyoruz. Düşünsenize zaten toplumun büyük bir kısmı her gece dizi izliyor. Bu artık bir ihtiyaç haline gelmiş. Diğer dizilerin arasından birazcık sıyrılabilirseniz buyrun Türkiyenin gündemine oturdunuz bile. Bu kadar kolay!!!...Bazı diziler vardır. Tüm hikayesi sadece 3 bölümlüktür. aslında bir film senaryosudur ama 3 sene yayınlanan bir dizi olur .Seyirci ilk 3 bölümde bağlanmıştır bir kere bırakamaz da. 3 sene saf gibi izler sonu da rezalet biter. Kudret Sabancı bu konuda çok başarılı bir yönetmen Aliye ile tüm Türkiyeyi baydı resmen Sanem Çelik ten soğuttu bizleri. Şimdi de binbir gece de yapıyor aynısını. BAYDIN BİZİ KUDRETT.. neyse :)
Türk televizyon tarihine adını altın harflerle yazdırmış bazı diziler de vardır tabi. İkinci bahar, Çemberimde gül oya gibi diziler. Çemberimde gül oyadan bahsediyim biraz. Çemberimde gül oya Çağan Irmak'ın çevirdiği son televizyon dizisidir. 1 sezon 40 bölümde tamamlanmıştır dizi. çünkü konusu o kadardır ( zira bir hikaye kaç bölümde anlatılabilir ki 100? 200?). 80 ler dönemini tarafsız ( belki biraz sol görüş açısından) anlatmaya çalışmıştır. İç karışıklıkları darbeyi ve bunların yanında 70 li yılların sonunda yaşanan aşkları anlatmıştır. Şimdi o yılları asla yaşamayacak olan ben çemberimde gül oyayı hayranlıkla ve merakla izlemiştim. Bu aralarda hatırla sevgili aynı etkiyi yaratıyor galiba
Konuyu çok fazla dağıtmak istemiyorum. Zaten bütün dizileri de izlediğim yok. Ahkam kesiyorum bir nevi. Ama eleştiriyorum . Türk televizyonculuğunu eleştiriyorum. insanların düşünme yetisini ellerinden alan medya anlayışını eleştiriyorum. Nerede kaldı bizim siyaset meydanlarımız , Teke teklerimiz, 32. günlerimiz ve bir sürü tartışma programlarımız. Aranızda 12 30 dan önce bu programları göreniniz var mı?


0 yorum:
Yorum Gönder